26 Ekim 2007 Cuma

BİR İSTANBUL MASALI DEVAM EDİYOR..

Evet ablamında bahsettiği gibi İstanbul kısa ama çok güzel bir tur oldu bizim için.Amma velakın gelince hepimiz hasta olduk malesef.Ve bir süre ablamın evini revir olarak kullandık. Doktorumuz eniştem baş hemşire ablam oldu.Kutay'da gönüllü refakatçı ama sadece babama çalışıyordu yaaa neyse. İstanbul'a uçakla gittik.Annem ve babam çok heyecanlıydı (yandaki resimdende belli zaten) doğal olarak çünkü onların ilk binişiydi uçağa ve İstanbul'a uzun süreden beri ilk gidişleriydi ama doğal olmayan Kutay'ın annemler den daha heyecanlı oluşuydu .Çünkü Kutay sanırım 20 kere hatta daha fazla binmiştir uçağa.Gerçi annemin katkılarıda yok değil bu konuda .Çocuğa tam inmeye yakın "Ya sürekli alçalıyoruz ama denize doğru "demesi olayı açıklıyordur sanırım..

Neyse İstanbul'a indik ve ilk olarak biricik kuzenim Müzeyyen'in gene biricik nişanlısı sevgili Kaya eşliğinde annelerine gittik ve iftar yemeğine katıldık.Başbakanın seyahat programı gibi oldu valla.he he. "Sn.Sezer'in iftar davetine katıldılar... :) "

Yemeğin ardından ki bu arada ailesine tekrar çok teşekkür etmek istiyorum çünkü yemekler harikaydı.Tabiki konaklama yerimize gitmek için birkaç hamlemizin ardından ,Kaya'nın ilk telefon görüşmemizde yaptığı gafların etkisi ve bu gafların birazda telafisi için sanırım bizi kaldığımız yere kadar bırakma ısrarlarına dayanamayıp birlikte yola çıktık.Gafları konusunda Tansu Çiller eline su dökemez desem yeridir.!!!Sağolsun bizi çok kısa ve konforlu şekilde yerimize yani Anadolu yakasındaki Acıbadem semtine dönmiyeceğimizi gözleriyle görüp gönül rahatlığı ile bıraktı.HE HE Bu kadar Kaya'dan bahsetmişken bir resmini yayınlıyalım artık sizde tanıyın Sevgili damat adayımızın... :)

İşte ilk başlangıç bu şekilde oldu sevgili arkadaşlar .Esas İstanbul bundan sonra başladı.Ben dersimi iyi çalışmış bir öğrenci gibi bizim grubu ordan oraya sürükledim.Tamam biraz başları dönmüş olabilir,tamam birazda tansiyonlar yükselmiş olabilir ama elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.Topu topu 2 gün içinde;
*Nostaljik Tranvayla Kadiköy-Bahariye -Moda
*Moda Manzara Kahvesi
*Adalar ve Faytonla Büyük Ada Turu
*Taksim
*Üsküdar-kız Kulesi manzarası
*Şişli Cevahir ALış veriş merkezi
*Sultanahmet Cami-Topkapı Sarayı -Meşhur S.Ahmet Köftecisi
Az yer gezmemişiz değil mi ama 2 günde.Hepsini tek tek anlatacağım nasipse ama şimdilik bu kadar tekrar görüşeceğiz tabikide...

25 Ekim 2007 Perşembe

AŞK GEMİSİ



Biliyorum herkes İstanbul hakkında yazılar ve fotolar bekliyor ama ben araya Romantik bir yolculuk yapan Brad’in annesi yani ablam Berrin ile Sonsuza Kadar Roman’ını okuyanların yakından tanıyacağı karakter Jason’a benzerliğiyle tanınan ablamın biricik kocası CESON (Celalettin)’dan bahsedeyim biraz size. Bu iki çifte kumru bizim İstanbul’a gitmemizi fırsat bilip Romantik bir Gemi Yolculuğuna çıktılar.Yani romantik derken Leonardo DiCaprio ile Kate Winslet'in Titanic'deki aşklarını kasdetmiyorum tabi... ama genede kesinlikle bir gemi ile çıktıklarını biliyorum.Yandaki resmi biraz abartmışta olsam 900 kişinin olduğu bir gemi olduğunu söyleyebilirim size… Atina,Mikanos ve Sakız Adaları turuna.Resimlerinden ve video görüntülerinden ne kadar eğlendikleri belli oluyor.Tabi bu eğlencenin sonunda aramıza bir minik bir gezenti katılır mı bilmem artık ilerleyen günlerimizde görürüz nede olsa…

19 Ekim 2007 Cuma

BİR İSTANBUL MASALI

Bu resmin bir yoruma ihtiyacı varmı arkadaşlar muhteşem bir İstanbul Masalı İşte.

Selam gene uzun bir ara oldu ama maalesef ki evimde Internet yok (yani çok rahatsız ediyorlar da o yüzden bağlatmıyorum dermişimmmm…hehe)bu yüzden de yazılarımı yazar yazmaz yayınlayamıyorum ve tabi ki hayranlarımlada buluşamıyorum …Nasıl ama havaya girmişim demi hemen..Hayran mayran.Merak etmeyin şöhret beni bozmaz arkadaşlar eski samimiyetimle kaldığımız yerden devam ediyoruz.. Ve herkesin merak ettiği bir konu bizim Ocean’s Four ekibinin İstanbul macerasının nasıl geçtiği. Süper geçti kısaca yanıtlamak gerekirse ama kısaca yanıtlıyacak olsam bu sitede ne işim var demi ama .Çok yakında diyorum çünkü bunun anca montajı,dublajı,sansürürajı derken zaamn alıyor.

Ama arayı da soğutmaya hiç niyetim yok en kısa zamanda yayınlayacağım hiç merak etmeyin..

8 Ekim 2007 Pazartesi

OCEAN'S FOUR İSTANBUL' DA !!!!

Evet vizyona giriyoruz bayramda yep yeni kadromuz ile İstanbuldayız... Ocean 13 olurda Ocean 4 olmaz mı? İşte bizim Ocean's mız ve tüm kadromuz...!!!!


İşte George Clooney yani babam Eeorge (Erdinç) Cooskoneley.... :) Yaş:63
Evli ve 3 çocuk babası.4 kardeşin en büyüğü.Fakir bir ailenin mert,bıçkın,haylaz delikanlısı, sazsız sözsüz ,birasız ve sigarasız yaşam düşünemeyen,neşeli,pozitif bir aile babası...
Daha Önce aldığı roller : Babam ve Atça,Eşim ve müzik ,Son söz Onun,Arabam ve park sorunlarım,En iyi dostum torunlarım büyüyor filmlerinde oynamış yardımcı oyuncu ödüllerine laik görülmüştür.Ve birde Çeşme ve bahçem dergisi editörlüğü yapmıştır.
*********************************************
e
Ve İşte karşınızda Julia Roberts yani yani Auysei (Ayse) Cobbersttt .. :) Yaş : 63
Evli ama sahne soyadını kullanmayı tercih ediyor....6 kardeşin en büyüyü ama ablalık yapmaktan nefret ediyor o yüzden herkesi kendi haline bırakmayı tercih ediyor.Arayan arar felsefesi yapıyor yani heheh.3 çocuğu olduğu söylensede 3 nü bir arada pek gören olmadığı için bunun uydurmada olduğunu idda edenler var.
Daha Öne Aldığı Roller : Sevdiği Adamı bekleyen Kadın,Asi ve Güzel,Annem,ben ve Kocam,Ayse Kanunları ve hemen hemen tüm dizilerde hep baş rol almıştır.Sıkıysa yardımcı rol versinler bakalım.He he
Ve ayrıca Huysuz ve Tatlı kadın şarkısının kendisine yazıldığına dair söylentiler olmakla birlikte kendisi asla bunu doğrular bir açıklama yapmamış fakat nedense doğru olduğuna inanası geliyor insanın her dinlediğinde... :)
*********************************************

Ve işte bu kadarı da pes dedirtecek kadar birbirlerine benzeyen C.Zeta Jones ve nieneta Cohns .. Yuh!!!! der gibi yorumlarınızı duymuyorum sanmayın ama sizde bu gerçeği kabul edin artık.
Neyse tanıtımını yaptığımız oyuncumuz gözünü sette açmış kadar genç yani daha 30,5 yaşında.
bekar.bu kısım Nothing! :p
Daha Önce Rol ALdığı Roller : En iyi arkadaşlarım hep evleniyorlar,Bekarlık Sultanlık ama bekar sultanlar yok,Babam,annem,ablam,abim,yeğenlerim,arkadaşlarım gibi Çağan ırmak imzalı filmlerde,Kankam ve çatlayanlar,Asla yememeliyim oynadıktan sonra aman yesem ne çıkarda baş rollerde oynamış bir oyuncudur.Ama bu sebeble Zeta rolleri kaptırdığı için Aşkın tarifinde oynamayı kabul etsede eski başarısını elde edememiş.... Yani yerseniz....heheh
****************************************************
İşte buda Sevgili Brad Pitt yani Kutadd (Kutay)Bibb... Yaş:+13 Brad'in çocukluğunu merak edenler için özel arşivinden alınmış fotoğrafıdır.
O bir öğrenci ama o öğrenci olmak için doğmayanlardan.Hatta hayatta iş olduğunu bilse gelmiyecekmiş şu dünyaya diyebilirim.Neyse Ocean's ekibinde yeri bir başka ekibi bir arada tutan adam...Heheh
Daha Önce Rol Aldığı Filmler: Biz bir aileyiz,Onu isterim Bunu İsterim ,Sıkıldım Sıkıldım gibi filmlerde baş rollerde,Gezelim Görelim Türkiye Belgeselinde figüranlık,Sevmiyorum Ders Çalışmayı çünkü çöpçü olcam ben dizilerinde rol almıştır.

İşte ekip bu .İstanbulda inşallah bizi kimse rahatsız etmeden gezeriz.Bu kadar yakışıklı ve güzelle bir arada gezmek zor olsada bakacağız artık bir çaresi.Yeni fotoğraflarla dönmüş olacağız.

COMING SOON

5 Ekim 2007 Cuma

HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR

Size birazda gezilerimden ve anılarımdan bahsedeyim istiyorum ama nerden başlıyacağımı bilemiyorum. Annemin bir sözü var ben seni gezerkende doğurmadım ama sen neden böyle oldunki falan der... İyikide olmuşum ya hayat güzel gezmek güzel aile güzel dostluklar güzel daha ne diyem nefes almak güzel bende o güzellikleri koku kitabındaki karakter gibi içime, aklıma ve anılarıma hapsetmek istiyorum herşeyi...Ama bu istek yerine bunları birileriyle paylaşmak isteği ağır bastı ve o yüzden bu blogu hazırladım.Ailemi,arkadaşlarımı,dostlarımı yani sevdiklerimin onlar hakkında olan düşüncelerimi,latifelerimi,kızdığım şeyleri öğrenmelerini istedim.

Umarım sıkılmazsınız ama ara ara takip edipte birde yorumlarda bulunursanız mutlu olurum...

Sevgiyle kalın

HAMİLE MESAİ ARKADAŞLARI

Sevgili Müslüm ve Nesli...
Canım arkadaşlarım.Eskiden hepimiz bir arada çalışırdık ama malum şartlardan ötürü ayrıldık gerçi gene aynı firmadayız sadece bir arada değiliz ama gönüller bir olsun ne diyelim.
Biz ilk başlarda Müslüm kardeşimizi hamile sanıyorduk o yüzden onunda psikolojisini bozduk sanırım.Ne yapsın asıl gerçek neslinin karnı çıkınca ortaya çıktı ama Müslüm hamile alışkanlıklarını uzun süre atamadı bir türlü belinin ağrımadığına inandıramadık onu o yüzden eli hep belinde gezdi uzun süre ama alıştık bizde bu duruma kabul ettik onu ....Neyseki artık normale döndü...He he
Ve işte tüm bu bekleyiş sonunda resimdeki nurtopu yani bizim küçük Ege'miz geldi dünyaya...

Allah bağışlasın çok tatlı ..Anneside öyleydi keratanın...Heheh
Güzel bir hatıra benim için eee nede olsa 9 ay bekledik şu fotoğrafı çektirebilelim diye demi..
:P


3 Ekim 2007 Çarşamba

Dolu Dolu Bir Hafta Sonuydu

Geçtiğimiz hafta sonu acayip yoğundu ve bir o kadarda güzeldi.Bir sürü yeni yer daha öğrendim. İleride kesin bir turizm firması açmam lazım benim böyle giderse...Heheh
C.tesi günü Gaye hanım,hatice,ben ve başımızda ki tek erkek olan Rüzgar birlikte önce Urla At çiftliğine gittik.Orda yaklaşık 1,5 saat kadar güzel vakit geçirdikten sonra ordan direk Forum Bornovaya gittik.Ordaki gezimizi tamamladıktan sonra akşam yemeğimizi yedikten sonra eve döndük.Keyifli bir akşamdı yani.Buarada tek erkek Rüzgar olmadı çünkü Remzi beyde bize katıldı.Eve gelince Rüzgarı "Bak hepimiz yattık " diye ışıkları söndürüp bir koltuğa uyur gibi uzanarak kandırdıktan ve onun uyumasını sağladıktan sonra ben ve Gaye hanım DVD nin başına Remzi Bey ve Hatçe ise Playstation başına geçti ve en az 2 saat bunlarla vakit geçirdik.Ben filmin bazı yerlerini hatırlamıyor bazı sahnelerin çok atlamalı gittiğini düşünmedim değil ama o aralarda uyuduğumu düşünüp hiç sesimi çıkarmadım heheheheh....

Neyse tur ekibimizin yorgunluğu sebebiyle geceyi burda noktalayıp pazar sabahına kadar mola verdik.Neyse Pazar sabahı Urlada Kahvaltı ile güne başladık.Çok güzel AÇık büfesi olan bir yerdi temzi hava ve bol iştahla birleşince açık büfe harika oluyor.Neyse biz yoğun bir şişlikle eve dönmeye karar vermişken Remzi beyin Gaye hanıma bak görmek istediğin yerler var ise gezdireyim demesiyle başlayan bir yolculukta bulduk kendimizi.Eski Çeşme yolundan seyrederken Remzi Beyin; "A Gaye ben buraya birdaha gelemem ""Ya şimdi ya da hiç "demesiyle ocak ve taş bakmak için Ordaki köylere saptık .Ama o köyler çok güzel bir koya çıktı.Rüzgarı tutamadık tabi daldı sulara.Mayo almadığımıza pişman olsakta orayı keşfetmek güzeldi diyerek yolumuza kaldığımız yerden devam ettik.Ordan ALaçatıya gittik.Buarada Rüzgar sürekli bize Paka (Parka) diye soruyor bizde hep bir ağızdan evet parka gidiyoruz diyoruz ama o parka varmayınca rüzgar sinir oluyordu.Neyseki bulduk 2 park çocuk keyiflendi.....Devamı daha sonra....Beni bekleyin anacım byeeeeee
**************
Nerde Kalmıştık..Evet ALAÇATI.Ya arkadaşlar çok ilginçti.Alaçatıya gidenler bilir son 2-3 yıldır malum o şirin köy bir sosyete mekanı oldu.Gerçektende çok şirin bir yer oldu ama fiyatlar acayip arttı.Yani artık insanlar ünlü görürmüyüz diye sadece gezintiye çıkar oldu şurda oturayım diye kimse cesaret edemiyor çünkü karşınıza nasıl bir fiyat geleceğini bilemiyorsunuz.Neyse bizde çınaraltı diye bir kahve vardı eskiden çok şirindi şimdi öyle değil malesef oturduk.Şurdan burdan kahveci ile konuşuyoruz.Adama fiyatları insanların arttırdığını söylüyorsun oooo adam halinden pek bie memnun sürekli ;
"Ama buarası Alaçatı,İzmir değil"
"Herkese göre değişir pahalı yada ucuz kavramı"
"Ben aynı kahveyi burda 4 YTL ye satıyorum paşa limanında 1,5 YTL'ya bile satamam" diyor.Üstelik bunları söyleyen sadece bir kaç yıldır Çeşme'de olan bir Eskişehir'li.Gözümüzün içine baka baka bizi kazıkladığını söyledi adam yaaa...Memleket kimlere emanet Allah sonumuzu hayır etsin ve biraz şu insanlara akıl versin.Ülke elden gidiyor bunlar rant artıyor diye seviniyorlar. :(
Neyse sinir olsakta o adam orda kaldı biz karaburuna doğru gittik.Garip'in yerine.Ayıptır söylemesi ama orası çok şirin bir balık lokantası ve bizde oturup şirin şirin yedik balıklarımızı.Çok eğlenceliydi.İşte eğlendiğimizin kanıtı..Resmi görünce inandınız demi?...hehe

İşte Karaburun'dan Manzalar...
Hafta sonu annesinin ata binmesi rüzgara yaradı desem hiç yalan olmaz.Kay kaya bayılıyor ya hepimiz kayalım istiyor .Sürekli Ka Ka yada kalk yerine kakkk kakk deyip kaydırağa götürüyor ve kahkahalar atıyordu.Bu beni oyun evinin tepesine çıkartıp mutluluktan çıldırğı karelerden.
Sonra Ali adında 5-6 yaşlarında bir çocuk geldi ve Rüzgarın gözlerinde mutluluktan çakmaklar çaktı.heheh Ali Abi diye çocuğun önünde dikilip duruyor.Ayrıca gene o yaşlarda ve birazcık da şımarık iki çocuğunda çığlıklarıyla başlarını ütülemekten geri kalmadı.Çocuklar bundan kurtulmak için çok uğraşsada Rüzgarın bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve neşesi onları yıldırdı.Diğer çocuk kendine gelebilmek için tepesinden aşağıya su dökmek zorunda kaldı...He he

JOKER GAYİŞŞŞŞ

Geçtiğimiz hafta sonu Çirkef Midilli ve ailesini ziyarte gittik ve çok eğlendik.





Şu önde duran çirkef olan middili.Bakmayın öyle boyuna posuna yaklaştırmıyor kimseyi yanına. Ahçı bile şikayet ediyor ediyor nankör bu vermiyorum atık buna yiyecek falan diye bu yetmezmiş gibi bir de bunun yavrusu var diyor o bundan fena.Onu göremedik ama ileriki haftalarda göreceğiz sanırım.Çirkef ve küçük çirkef olarak...




Ve buda Gaye hanımın yürütmekte biraz zorlanacağı :) Thomas.Emekli bir yarış atıymış.


Acayip uzun bacakları vardı ama Gaye hanım yerden bir sıçradı ve üstüne oturup dizginleri eline bir aldı İngiliz kraliyet ailesinin kızları Prenses Stefanie gibiydi yani...



Şaka bir yana gayet iyiydi aslında yürütememe kısmıyla ilgili az bir sorun olsada bu da 12 yıl sonra çok normal zaten...İşte At çiftliğiyle ilgili diğer fotoğraflar..
Buarada bu At çiftliği Urla'da.Otoban Urla ayrımından girince hemen sol tarafta ilgilenenlere duyrulur.Sabahlarıda kahvaltı yerleride var.