Ama ameliyattan sonra kendimi görüdüğümde acaba ben gerçekte Reha Muhtarın'ın gayri meşru kızımıyım diye çok düşündüm ama kendisi DNA teklifi red edince üstelik bu fotoğraflarımı da görmesine rağmen sanırım gözlerim dışımda her yerimi annemden aldığımı düşündü o yüzden istemedi diye düşünmeden edemiyorum.HEH HE Eh yanılmıyorda sayılmaz ne de olsa ... İnanın dayak yemiş kadar oldum ve canımmmmm burnumun kıymetini bilmemişim onu daha iyi anladım.Aşağıdaki resimlerde yavaş yavaş iyileşmeye başlıyorum ama hepsi 10 gün içinde çekilen fotoğraflar.
İnsan bu kadar acı çektikten sonrada ne bileyim Angelina Joli yada onlardan biri gibi olacağını sanıyor.Onlar için ayrıca kat kat bonus gerektiğini unutarak bunları düşünüyorum... :)Ama insan bu ameliyatlar sayesinde vucudunun isterse hiç bir kozmetik firmasına ihityacı olmadan ve gene hiç bir kozmatik firmasında olmayan özel renkler yarattığına şahit oluyor.Mesela uzaktan direk mor gibi algılanan ama aslında müthiş bir mürdüm renginin gözlerinizin üzerinde nasıl ahenkle dans ettiğini kanıtlayabiliyor ya da biraz daha kilo alırsan yüzünü herkes kalıcı ödemli sanacak diye size örnek göstererek uyarıyor..Neyseki kalıcı olmayıp normal bir görünüme büründüm sonunda.Ne Angelina ne C.Zeta Jhons ya da bir başkası olmadım ama eski bende olmadım bu durumda.Ortaya karışık gibi bişey çıktı .
18 Aralık 2007 Salı
+ 30!!! ŞİDDET&KORKU ama GENEL İZLEYİCİ... :)
20 Kasım 2007 Salı
İSTANBUL MASALI NİHAYET BİTTİİİİ...
Ve Sultanahmet tüm görkemiyle karşınızda.Gerçi o görkem için
THE END
İSTANBUL MASALI BİTİYOR
26 Ekim 2007 Cuma
BİR İSTANBUL MASALI DEVAM EDİYOR..
25 Ekim 2007 Perşembe
AŞK GEMİSİ

19 Ekim 2007 Cuma
BİR İSTANBUL MASALI
Selam gene uzun bir ara oldu ama maalesef ki evimde Internet yok (yani çok rahatsız ediyorlar da o yüzden bağlatmıyorum dermişimmmm…hehe)bu yüzden de yazılarımı yazar yazmaz yayınlayamıyorum ve tabi ki hayranlarımlada buluşamıyorum …Nasıl ama havaya girmişim demi hemen..Hayran mayran.Merak etmeyin şöhret beni bozmaz arkadaşlar eski samimiyetimle kaldığımız yerden devam ediyoruz.. Ve herkesin merak ettiği bir konu bizim Ocean’s Four ekibinin İstanbul macerasının nasıl geçtiği. Süper geçti kısaca yanıtlamak gerekirse ama kısaca yanıtlıyacak olsam bu sitede ne işim var demi ama .Çok yakında diyorum çünkü bunun anca montajı,dublajı,sansürürajı derken zaamn alıyor.
8 Ekim 2007 Pazartesi
OCEAN'S FOUR İSTANBUL' DA !!!!
İşte G
eorge Clooney yani babam Eeorge (Erdinç) Cooskoneley.... :) Yaş:63
Evli ve 3 çocuk babası.4 kardeşin en büyüğü.Fakir bir ailenin mert,bıçkın,haylaz delikanlısı, sazsız sözsüz ,birasız ve sigarasız yaşam düşünemeyen,neşeli,pozitif bir aile babası...
Daha Önce aldığı roller : Babam ve Atça,Eşim ve müzik ,Son söz Onun,Arabam ve park sorunlarım,En iyi dostum torunlarım büyüyor filmlerinde oynamış yardımcı oyuncu ödüllerine laik görülmüştür.Ve birde Çeşme ve bahçem dergisi editörlüğü yapmıştır.
*********************************************
e 
Ve İşte karşınızda Julia Roberts yani yani Auysei (Ayse) Cobbersttt .. :) Yaş : 63
Evli ama sahne soyadını kullanmayı tercih ediyor....6 kardeşin en büyüyü ama ablalık yapmaktan nefret ediyor o yüzden herkesi kendi haline bırakmayı tercih ediyor.Arayan arar felsefesi yapıyor yani heheh.3 çocuğu olduğu söylensede 3 nü bir arada pek gören olmadığı için bunun uydurmada olduğunu idda edenler var.
Daha Öne Aldığı Roller : Sevdiği Adamı bekleyen Kadın,Asi ve Güzel,Annem,ben ve Kocam,Ayse Kanunları ve hemen hemen tüm dizilerde hep baş rol almıştır.Sıkıysa yardımcı rol versinler bakalım.He he
Ve ayrıca Huysuz ve Tatlı kadın şarkısının kendisine yazıldığına dair söylentiler olmakla birlikte kendisi asla bunu doğrular bir açıklama yapmamış fakat nedense doğru olduğuna inanası geliyor insanın her dinlediğinde... :)
*********************************************
Ve işte bu kadarı da pes dedirtecek kadar birbirlerine benzeyen C.Zeta Jones ve nieneta Cohns .. Yuh!!!! der gibi yorumlarınızı duymuyorum sanmayın ama sizde bu gerçeği kabul edin artık.
Neyse tanıtımını yaptığımız oyuncumuz gözünü sette açmış kadar genç yani daha 30,5 yaşında.
bekar.bu kısım Nothing! :p
Daha Önce Rol ALdığı Roller : En iyi arkadaşlarım hep evleniyorlar,Bekarlık Sultanlık ama bekar sultanlar yok,Babam,annem,ablam,abim,yeğenlerim,arkadaşlarım gibi Çağan ırmak imzalı filmlerde,Kankam ve çatlayanlar,Asla yememeliyim oynadıktan sonra aman yesem ne çıkarda baş rollerde oynamış bir oyuncudur.Ama bu sebeble Zeta rolleri kaptırdığı için Aşkın tarifinde oynamayı kabul etsede eski başarısını elde edememiş.... Yani yerseniz....heheh
**************************************************** 
İşte buda Sevgili Brad Pitt yani Kutadd (Kutay)Bibb... Yaş:+13 Brad'in çocukluğunu merak edenler için özel arşivinden alınmış fotoğrafıdır.
O bir öğrenci ama o öğrenci olmak için doğmayanlardan.Hatta hayatta iş olduğunu bilse gelmiyecekmiş şu dünyaya diyebilirim.Neyse Ocean's ekibinde yeri bir başka ekibi bir arada tutan adam...Heheh
Daha Önce Rol Aldığı Filmler: Biz bir aileyiz,Onu isterim Bunu İsterim ,Sıkıldım Sıkıldım gibi filmlerde baş rollerde,Gezelim Görelim Türkiye Belgeselinde figüranlık,Sevmiyorum Ders Çalışmayı çünkü çöpçü olcam ben dizilerinde rol almıştır.
İşte ekip bu .İstanbulda inşallah bizi kimse rahatsız etmeden gezeriz.Bu kadar yakışıklı ve güzelle bir arada gezmek zor olsada bakacağız artık bir çaresi.Yeni fotoğraflarla dönmüş olacağız.
5 Ekim 2007 Cuma
HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR
HAMİLE MESAİ ARKADAŞLARI
Allah bağışlasın çok tatlı ..Anneside öyleydi keratanın...Heheh
3 Ekim 2007 Çarşamba
Dolu Dolu Bir Hafta Sonuydu
C.tesi günü Gaye hanım,hatice,ben ve başımızda ki tek erkek olan Rüzgar birlikte önce Urla At çiftliğine gittik.Orda yaklaşık 1,5 saat kadar güzel vakit geçirdikten sonra ordan direk Forum Bornovaya gittik.Ordaki gezimizi tamamladıktan sonra akşam yemeğimizi yedikten sonra eve döndük.Keyifli bir akşamdı yani.Buarada tek erkek Rüzgar olmadı çünkü Remzi beyde bize katıldı.Eve gelince Rüzgarı "Bak hepimiz yattık " diye ışıkları söndürüp bir koltuğa uyur gibi uzanarak kandırdıktan ve onun uyumasını sağladıktan sonra ben ve Gaye hanım DVD nin başına Remzi Bey ve Hatçe ise Playstation başına geçti ve en az 2 saat bunlarla vakit geçirdik.Ben filmin bazı yerlerini hatırlamıyor bazı sahnelerin çok atlamalı gittiğini düşünmedim değil ama o aralarda uyuduğumu düşünüp hiç sesimi çıkarmadım heheheheh....
Neyse tur ekibimizin yorgunluğu sebebiyle geceyi burda noktalayıp pazar sabahına kadar mola verdik.Neyse Pazar sabahı Urlada Kahvaltı ile güne başladık.Çok güzel AÇık büfesi olan bir yerdi temzi hava ve bol iştahla birleşince açık büfe harika oluyor.Neyse biz yoğun bir şişlikle eve dönmeye karar vermişken Remzi beyin Gaye hanıma bak görmek istediğin yerler var ise gezdireyim demesiyle başlayan bir yolculukta bulduk kendimizi.Eski Çeşme yolundan seyrederken Remzi Beyin; "A Gaye ben buraya birdaha gelemem ""Ya şimdi ya da hiç "demesiyle ocak ve taş bakmak için Ordaki köylere saptık .Ama o köyler çok güzel bir koya çıktı.Rüzgarı tutamadık tabi daldı sulara.Mayo almadığımıza pişman olsakta orayı keşfetmek güzeldi diyerek yolumuza kaldığımız yerden devam ettik.Ordan ALaçatıya gittik.Buarada Rüzgar sürekli bize Paka (Parka) diye soruyor bizde hep bir ağızdan evet parka gidiyoruz diyoruz ama o parka varmayınca rüzgar sinir oluyordu.Neyseki bulduk 2 park çocuk keyiflendi.....Devamı daha sonra....Beni bekleyin anacım byeeeeee
Nerde Kalmıştık..Evet ALAÇATI.Ya arkadaşlar çok ilginçti.Alaçatıya gidenler bilir son 2-3 yıldır malum o şirin köy bir sosyete mekanı oldu.Gerçektende çok şirin bir yer oldu ama fiyatlar acayip arttı.Yani artık insanlar ünlü görürmüyüz diye sadece gezintiye çıkar oldu şurda oturayım diye kimse cesaret edemiyor çünkü karşınıza nasıl bir fiyat geleceğini bilemiyorsunuz.Neyse bizde çınaraltı diye bir kahve vardı eskiden çok şirindi şimdi öyle değil malesef oturduk.Şurdan burdan kahveci ile konuşuyoruz.Adama fiyatları insanların arttırdığını söylüyorsun oooo adam halinden pek bie memnun sürekli ;
İşte Karaburun'dan Manzalar...
JOKER GAYİŞŞŞŞ
27 Eylül 2007 Perşembe
Ve Karşınızda Zerroşşş...

İşte benim havalı mı havalı ,güzel mi güzel canım Arkadaşım Zerrin.
Şuan fiziksel olarak çoooookkkkk uzaklarda ama herzaman yanımda gibi hissettiğim bitanecik arkadaşım.
Gördüğünüz gibi yatına atlamış bir hafta sonu Amerika'da keyif sürüyor.Ona sorarsanız bu lafımın üstüne "Tabi tabi öyleyim.Hadi ordan cadı..." gibi cümlelerle geçiştirirde beni yatı olmasada gönlünde sevdiklerine kocaman bir sarayı olduğunu adım kadar iyi biliyorum.
Biraz melankoliktir,biraz duygusal ama ortamına göre çok neşeli,asilmi asil,bazen bir çocuk kadar saf ve temiz bir kalbe sahiptir canım Zerroşum.O şuan Amerikada.Herşeyi bir anda bıraktı ve gidip orda kendine yeniden bir dünya kurdu. Bunu kimse kolay kolay yapamaz o yüzden ne kadar hakkında güzel sözler yazsam azdır yani.Daha sonra zerrinle hoş anılarımı yazıp paylaşacağım sizlerle gerçi zerrin anlatılmaz sadece yaşanır ama elimizden şimdilik bu kdar geliyor.İleri yıllarda kendisiyle fotoğraflar çektirebilir yada canlı sohbetlerimizde katılabilirsiniz.Konuk olarak onu sitemde ağırlamak isterim...Haber spikeri gibi yazdım be..peh peh
Buda Minik KANKA!
Cem Yılmaz'ın telsim reklamındaki sloganını anımsatıyor bu resim bana ya da Sadri Alışık Selam'ını...(Küçük Turist Ömer
İşte buda minik kan-ka Rüzgar Bey.Bu sevimli dünya tatlısı ufaklık Gaye hanımın oğlu.Şuan 2,5 yaşında fırlama bir velet.Bana sokaktan gür sesiyle sesleniyor "İNNA İNNA " diye.Ben çıkınca balkona bana bırrrrr yapıyor.Oda MSN aç ben geliyorum ordaki sembollerle oynuyalım demek... :)
